Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Piri Reis'in Haritasi
#1
Piri Reis'in Haritasi

   

1929 yilinda bir grup tarihçi ceylan derisi üzerine çizilmis olan hayret verici bir harita buldu. Arastirmalar bu haritanin ünlü Türk denizcisi Piri Reis tarafindan 1513 yilinda çizilmis oldugunu gösterdi1929 yilinda bir grup tarihçi ceylan derisi üzerine çizilmis olan hayret verici bir harita buldu. Arastirmalar bu haritanin ünlü Türk denizcisi Piri Reis tarafindan 1513 yilinda çizilmis oldugunu gösterdi. Basarili bir denizci olarak dünya tarihine geçen Piri Reis, haritaciliga tutkundu. Bu ünlü Türk amirali harita üzerindeki bir seri notta, bilgileri M.Ö 4.yy'a kadar dayanan birçok haritadan toparladigini söylüyordu.

Piri Reis'in haritasi Afrika'nin bati sahillerini, Güney Amerika'nin dogu sahillerini ve Antartika'nin kuzey sahillerini gösteriyordu. Antartika'nin kuzey sahilleri son derece detayli bir biçimde çizilmisti. En hayret verici olan ise Piri Reis'in bu kita kesfedilmeden 300 sene önce nasil bu kadar düzgün bir harita çizdigiydi. Harita buna ek olarak buz altinda kalan sahilleri de gösteriyordu. Jeolojik bilgiler Quenn Maud topraklarinin buzla kaplanmadan önceki son halinin ancak M.Ö 4000 tarihinde görülebildigi yönünde.

Bu buzsuz zamanin ne zaman basladigi konusunda ise hala süpheler var. Kimileri bundan 15000 ile 11000 sene önce bu dönemin basladigini iddia ediyor. Peki, Antartika'nin haritasini bundan 6000 sene önce ilk kim çizdi? Hangi bilinmeyen uygarlik bu teknolojiye sahipti ve böyle bir haritayi çizme ihtiyacini niye duydu?

Geleneksel tarihe göre ilk bilindik uygarlik Ortadogu'da M.Ö 3000 civarlarinda kuruldu. Bunu binyil sonra Indus vadisi ve Çin'de kurulan uygarliklar izledi. Bu bilgilere göre bu uygarliklardan hiçbiri bu teknolojilere sahip degildi. Buraya kim M.Ö 4000 yilinda gelip bugün ancak modern teknolijilerle gerçeklestirilebilen bu haritayi çizebildi?

Ortaçag'da "portolani" adi verilen bilindik denizcilik rotalari elden ele dolasmaktaydi. Bunlar genelgeçer denizcilik rotalarinin haritalariydi. Sahil kiyilarini, limanlari, bogazlari ve koylari gösteriyordu. Bu haritalarin çogu Akdeniz ve Ege denizleri üzerinde yogunlasmisti. Ama bazi bilinmeyen topraklar üzerine haritalar oldugu da söyleniyordu ve bazi denizciler bu haritalar hakkindaki bilgilerini sir gibi sakliyorlardi. Colombus'nun da bu haritalardan birini bilen nadir denizcilerden biri oldugu saniliyor.

Piri Reis, XV inci yüzyilin sonunda ünlü denizcilerinden Kemal Reis'in kardesinin ogludur. Piri Reis'in en son resmî görevi, Kizil Deniz ve Umman Denizi donanmalarinin amiralligi olmustur. Piri Reis, bu haritanin yani sira Akdenizle o zamanlar Akdeniz kiyilarinda bulunan kent ve ülkeleri anlatan ve denizcilige, gemicilige dair önemli bilgilere yer veren "Bahriye" bir kitaba imza atmistir. Piri Reis, haritasini 1513 yilinda Gelibolu'da tamamladigi; ve bu tarihten dört yil sonra, yani 1517'de, Sultan I. Selim'e, Misir'da bulundugu siralarda bizzat takdim ettigi söylenir.

Piri Reis, bugün kendi adiyla anilan haritayi çizmek için bir çok farkli kaynak kullandi. Bunlari yolculuklari sirasinda toparlamisti. Ayrica haritanin üzerine çalismalarini gösteren birçok not düsmüstü. Özgün ölçüleme ve kartografiden sorumlu olmadigini söylüyordu. Piri Reis, büyük bir denizci olarak birçok haritadaki nadide bilgiyi derlemeyi basarmisti. Piri Reis kaynak olarak kullandigi bazi haritalarin çagdasi gemiciler tarafindan çizildigini söylerken bazilarinin M.Ö 4.yy'a hatta daha eskilere dayandigini söylüyordu.

Piri Reis büyük ihtimalle bir zamanlar Iskenderiye Kütüphanesinde yer alan haritalardan birine rastgelmisti. Iskenderiye Kütüphanesi antik çaglarin en bilindik kütüphanelerindendi. Kütüphane yakilip yok edilince koleksiyonundaki kimi dökümanlarin kopyalari ve bazi özgün deniz haritalari aralarinda Istanbul'un da oldugu baska ögrenim merkezlerine ulasmisti. 1204 yilinda IV. Haçli Seferi sirasinda Venedikliler Istanbul'a girdikten sonra bu haritalar Avrupali denizciler arasinda dolasmaya basladi.

Piri Reis haritasi, 1929 yilinda Topkapi Sarayi'nin kadîm eserler müzesi haline getirildigi siralarda, Millî Müzeler Müdürü Halil Ethem Bey tarafindan bulundu. Halil Ethem Bey bu haritayi, o zamanlar Istanbul'da misafir bulunan Alman müstesriklerinden Prof. Kahle ile birlikte tetkik etti ve Prof. Kahle bu tetkiklerin neticesini 1931 senesi Eylülünde Layden'de in'ikat eden XVIII inci Müstesrikler Kongresi'ne bildirdi.

1953 yilinda bir Türk denizcisi, Piri Reis haritasini incelenmek üzere ABD'ye gönderdi. Haritayi degerlendirmek için kollari sivayan bas mühendis M. I. Walters antik haritalar uzmani Arlington H. Mallery'i yardima çagirdi. Uzun bir arastirmadan sonra Mallery kullanilmis olan izdüsüm yöntemini kesfetti. Haritanin dogrulugunu görmek için Piri Reis'in haritasini bir kürenin üzerine nakletti. Harita tamamiyle dogruydu. Mallery böyle bir harita çizmenin tek yolunun havadan ölçüleme yapmak oldugu görüsüne vardi. Peki kim 6000 sene önce yerküreyi haritalamak için bir uçak kullanmis olabilir?

Diger taraftan, koordinatlarin belirlenmesindeki kesinlik bu haritayi çizmek için küresel trigonometri kullanmak gerektigini gösteriyor. Bu yöntemin 18. yy'in ortalarina kadar bilinmedigi varsayiliyor. Piri Reis'in haritasi üzerinde çalisan uzmanlar çesitli antik haritalar koleksiyonlarini Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden Richard Strachan'a gönderdiler. Uzmanlar bu haritalarin çizilmesi için gerekli olan matematik seviyesini bilmek istiyordu. Strachan 1965 yilinda onlara bu seviyenin çok yüksek olmasi gerektigi cevabini verdi. Aslinda bu tür haritalar çizmek için haritacilarin küresel geometri, dünyanin egriligi, yansitma metodlari bilmeleri gerekiyor. Bu da çok üst düzeyde matematik bilgisine sahip olmak anlamina geliyor.
Ara
Cevapla
#2
waww paylasımın icin tesekkurler abi
Cevapla
#3
PİRİ REİS'İN HARİTASI

[URL="http://g.mynet.com/i/26/56892_0.jpg"]56892_0.jpg[/URL]

Harita, Doğu Avrupa'yı ve Kuzey Afrika'yı tamamiyle doğru bir biçimde gösterir. Amerika kıtası henüz keşfedilmeden önce Piri Reis, haritasında Güney Amerika kıyılarını da tanınabilir bir biçimde göstermiştir. Ayrıca Rus ve İngiliz bilimadamları, Piri Reis´in çizdiği haritada yer alan Antarktika kıtasında milattan önce yaşamış bir uygarlığın izlerini, yaptıkları araştırmalar neticesinde doğruladılar. Haritanın geçmişin teknolojisiyle bu denli muntazam çizilmiş olması bir sır olarak karşımıza çıkıyor.


++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++

Piri Reis Haritası



Milli müzeler müdürü Halil Edhem Eldem, 1929 yılında, Topkapı Sarayı'nın eşsiz hazinelerinden biri olan Piri Reis haritasını ortaya çıkardı. Harita o sıralar İstanbul'da araştırma yapan Alman doğubilimci Prof. Paul Kahle tarafından incelenip, 1931 yılında Leiden'de toplanan 18. Doğubilimleri Kongresi'nde dünya bilim çevrelerine sunuldu. İstanbul basınında yer alan yazılardan sonra Ankara'ya taşınan harita, Atatürk ve tarihçileri tarafından incelendi. Atatürk'ün özel ilgi ve emirleri ile devlet matbaasında tıpkıbasımı yapıldı. Birinci Dünya Haritası adı ile anılan ve deve derisi üzerine çizilen, dokuz renkte boyanıp resimlenmiş harita 86 cm. boyundadır.
Üst kısmının genişliği 61 cm, alt kısmının ise 41 cm'dir. Dikkatle bakıldığında, haritanın sağ yanından boydan boya kopmuş olduğu göze çarpar. Alt kısmının genişliğinin kısa oluşu derinin olağan yapısındandır. Bu kopma dolayısıyla Birinci Dünya Harita'sından geriye Atlas Okyanusu'nun boydanboya iki kıyısı kalmıştır. İspanya, Fransa, Amerika'nın doğu kısımları ile Florida kıyıları, Antiller, Güney Amerika'nın doğu bölümü bugünkü haritalara yakın doğrulukta çizilmiştir. Harita tipik bir deniz haritasıdır. Enlem ve boylam çizgileri yerine rüzgar gülü ve yön çizgileriyle, efsanevi ve gerçekçi resimlerle süslenmiştir. Harita üzerinde yer adlarının yanı sıra, keşif tarihi, efsanevi bilgiler, haritanın oluşumu hakkında notlar vardır. Harita eşsiz bir tablo güzelliğine sahiptir. Görselliğin bu denli öne çıkması, eserin Osmanlı sultanına sunulacak olmasından kaynaklanmıştır. Haritada bulunan rüzgar gülü sayısı üçü küçük, ikisi büyük olmak üzere beştir.
Güney Amerika'nın kuzeybatı bölümünde yer alan satırlarda Piri Reis'in imzası açıkça okunur: " Bunu Kemal Reis'in biraderzadesi diye meşhur, Hacı Mehmet'in oğlu fakir Piri 919 (1513) Muharremülharamında Gelibolu şehrinde yazdı, Allah ikisini de affetsin."
Güney Amerika üzerinde okunan aşağıdaki satırlarda Piri Reis bilim adamlarına yakışan bir dürüstlükle haritasının kaynaklarını açıkça belirmektedir:
"Bu fasıl işbu haritanın ne tarikle telif olunduğunu beyan eder. İşbu harti misalinde harti asır içinde kimsede yoktur. Bu fakirin elinde telif olup şimdi bünyad oldu. Hususan yirmi miktar hartiler ve yappamondolar'dan (Mappa Monde), yani İskender-i Zülkarneyn zamanında telif olmuş hartidir ki rubu meskun anın içinde malumdur; Arap taifesi ol hartiye Caferiye derler anın gibi sekiz Caferiyeden ve bir Arabi Hint hartisinden ve dört Portukalın şimdi telif olmuş hartilerinden kim Sint ve Hint ve Çin hendese tarihi üzerine ol hartilerin içinde mesturdur ve bir dahi Kolonbo'nun Garp tarafından yazdığı hartiden bir kıyas üzerine istihraç edip bu şekil hasıl oldu; şöyle ki bu diyarın hartisi bahriler içinde nice sahih ve muteber ise, mezbur hartide dahi yedi derya ile sahih muteberdir."
Bu satırların üzerinde yer alan bölümde ise Amerika'nın keşfi ile ilgili bilgiler verilmekte ve son cümlesinde "Mezbur hartide olan bu karalar ve cezireler (adalar) kim vardır, Kolonbo'nun hartisinden yazılmıştır" denmektedir.
Haritayı çekici kılan yönlerden biri de budur. Colombus 1492-1504 tarihleri arasında Amerika'ya 4 kez sefer etmiş ve kıyıların haritalarını yapmıştır. Ancak bu haritaların hiçbiri günümüze ulaşmamıştır ve bugün sadece Piri Reis'in haritasının içinde yer alan bölümü ile yaşamaktadır.
Colombus'la birlikte ikinci yolculuğa kılavuz olarak katılan Juan de la Cosa'nın 1500'de yaptığı dünya haritası, Contarini'nin 1506 tarihli dünya haritası ve Martin Waldseemüller'in 1507 tarihli dünya haritası (ilk defa bu haritada Kuzey ve Güney Amerika Asya'dan ayrı bir şekilde gösterilmiştir) Amerika kıtasının yer aldığı ilk haritalardır. Piri Reis'in haritası bu üç haritadan daha doğru olarak çizilmiştir. Prof. C. Hapgood tarafından yapılan araştırmalar sonucunda, Kahire'yi merkez alan hava fotoğrafları ile inanılmaz benzerlik taşıdığı görülmüştür. Erich Von Daeniken ise haritanın uzay gemilerinden çekilen fotoğraflardan yapılabileceği gibi sansasyonel bir görüş ileri sürmektedir. Antarktika dağlarının haritada yer alması ise ayrı bir bilinmezdir. Yüzyıllardır buzullarla kaplı bu dağlar 1951'de ses yansıtıcı bir sistemle keşfedilmiştir. Kısacası, Colombus'un Amerika'yı keşfinden sonra yapılan haritalar içinde en isabetlisi ve bugünkü modern haritalara uygunu Piri Reis'in haritasıdır. Projeksiyon sistemi şaşırtıcı derecede mükemmeldir.
Piri Reis'in ilk haritasının kayıp parçalarının aranması sırasında, Topkapı Sarayı Müdürü Tahsin Öz tarafından yeni bir harita bulundu. Ceylan derisi üzerine, sekiz renkte boyanmış Osmanlı tarzı süslemelerle bezeli çerçevesiyle göze çarpan bu harita da bir deniz haritasıdır. Piri Reis üslubunun tipik bir örneği olan harita 69-70 cm boyutlarındadır. Çerçevenin sadece kuzey ve batı kenarlarında bulunması, üzerindeki notların kenara gelen kısımlarının yarım kalmış olması, bu haritanın da bir kısmının yok olduğunu göstermektedir.
Bu nedenle elimizdeki harita Atlas Okyanusu'nun kuzeyini, Kuzey ve Orta Amerika'yı kapsamaktadır. Harita üzerinde hemen göze çarpan ve deniz haritalarının tipik özelliklerinden olan dördü büyük ve süslü, ikisi küçük altı rüzgar gülü ile iki mil ölçeği bulunmaktadır.
Haritada iki dikey ölçeğin altındaki dört satır, Piri Reis'in imza ketebesidir ve haritanın yapım yılını da ortaya çıkarır: "Bunu 935 (1528) yılında Gelibolu'da Reis Gazi Kemal merhumun biraderzadesi diye meşhur olan Hacı Mehmed'in oğlu fakir Piri Reis tamam etti. Bu iş muhakkak onundur." Bu ketebe Arapçadır. Ancak harita üzerindeki diğer notlar duru bir Türkçe ile yazılmıştır.
Bu haritanın da, ilki gibi bir dünya haritası olduğu öne sürülmektedir. Bizce harita bir dünya haritası değildir. Kaybolmuş olan kısımlardaki alan büyük olasılıkla alt kenarda (güney) Antarktika, sağ kenarda (doğu) İstanbul'u kapsamaktadır. Piri Reis, Osmanlı başkenti ile Yeni Dünya'yı büyük ölçekli bir haritada göstermek istemiştir. Bir diğer amaç, 1513 yılında saraya sunduğu haritadaki bilgileri yeni keşifler ışığında güncelleştirerek Kanuni'ye sunmak istemiş olmasıdır. Bir başka olasılık ise, Amerika kıtasındaki yeni keşiflere ilgi duyan Osmanlı Sarayı bu haritayı çizmek için Piri Reis'i görevlendirmesidir.
İlk haritada bulunan bazı hayali adaların bu haritada yer almaması, Amerika kıyılarının daha isabetli çizilmesi, deniz haritalarında yer alan limanların girinti ve çıkıntılarının abartılı olarak çizilmesi hatasına düşülmemesi, Yengeç Dönencesi'nin çok az hatayla çizilmiş olması (kopuk ve kayıp bölümde Ekvator ve Oğlak Dönencesi'nin de çizildiğine işarettir), ilk haritada göze çarpan efsanevi bilgi ve resimlerin bu haritada bulunmayışı, Piri Reis'in birincisinden daha doğru ve güncel bir harita oluşturma amacı güttüğünü ortaya koymaktadır.
geçici heveslere duygu dolu sözlere yer yok benim kalbimde maksat bir sevgili uğruna ölmek değil uğruna ölecek gerçek bir sevgili bulmaktır
Ara
Cevapla
#4
GüZeL PaYLAŞıMLaR eMeĞiNİSe SağLıK..
gitmm5.gif
H€r$€yi ßiLm€N€ q€R€K YOooK HaDDini ßiL y€t€R
Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Abdülhamit'in Petrol Haritası raster 0 210 06-11-2006, 22:59
Son Yorum: raster

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi