+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 1 Toplam 4 Sayfadan
1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Toplam 33 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Eski Gazetelerden Haberler

  1. Üyelik tarihi
    Oct 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    7.103
    Tecrübe Puanı
    10

    Eski Gazetelerden Haberler

    Parasız seyircileri Elektrik cereyanile öldüren sinemacı

    Şimdi Mersin mahkemesinde mevkuf olarak hesap veriyor.

    Haber Akşam Postası, 7 Eylül 1937

    Mersin, 6 (Hususî muhabirimizden)- Mersinde belediye bahçesindeki sinemayı çevreliyen parmaklıklara elektrik cereyanı verilerek bir adamı kömür haline getiren facianın tafsilâtını evvelce vermiştim. Bu facianın muhakemesi şimdi burada yapılmaktadır.

    Davada sinema kiracısı Halil Eserle, sinema memuru Mehmed Sabah ölüme sebebiyet suçuyla mevkuf bulunmaktadır. Son celselerde müdafaa şahitleri dinlenmiş ve parmaklıklara verilen elektrik cereyanının mahiyeti ve cereyan verilmesi emrinin kimin tarafındn verildiği noktası üzerinde durulmuştur.
    Suçlulardan Mehmet Sabah demir parmaklıklara verilen cereyanın manyeto cereyanı olduğunu iddia etmiştir. Facia vukubulur bulmaz tetkikat yapan fen heyeti verdiği raporda bu cereyanın 180 votluk bir şehir cereyanı olduğunu bildirmişti. Bu raporu veren Adana belediyesi elektrik fen memuru Yusuf Ziya ile Adana elektrik şirketi baş kontrolörü Yunus mahkemeye izahat vererek demişlerdir ki:

    -Demir parmaklıklara verilen cereyanı götüren tel toprak teline demir parmaklıkların kırmızı boyaları kazınarak bağlanmıştır. Tahta olan bölmelere de cereyan tel köprülerle geçirilmiştir. Bu suretle parmaklıklara 180 voltluk cereyan verilmiştir. Bu cereyan da bir adamı öldürmeğe kâfidir.

    Suçlu Mehmet Sabah, cereyanın manyeto ile verildiği iddiasını, tekrarlamıştır. Fakat şahitler, oradaki araştırmalarda manyeto makinesine tesadüf edilmediğini söylemişlerdir. Mahkeme başka bir güne bırakılmıştır.

  2. Üyelik tarihi
    Oct 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    7.103
    Tecrübe Puanı
    10

    Bir mühendis Elektrik Kuvvetinin Telsizle Nakline İmkân Buldu

    Son Posta, 22 Temmuz 1934

    Marlon Gregorie isminde Kaliforniyalı bir mühendisin iddiasına göre elektrik kuvvetinin telsiz telgraf veya telsiz telefon vasıtasile bir şehirden binlerce kilometre uzakta bulunan diğer bir şehre nakline imkân bulmuştur.

    İngiliz gazetelerine “Nevyork” tan verilen malûmata nazaran bu keşfin ilk tecrübeleri Santa fe Railway kumpanyasına ait demiryolları üzerine gizli bir surette yapılmış ve elektrik kuvvetile işleyen bir lokomotifin havadan telsizle aldığı cereyan sayesinde yürüdüğü ve iki vagonu mükemmelen çektiği görülmüştür. Bu elektrik kuvveti alelâde, küçük bir gaz motörü ile çevrilen bir dinamodan alınmış, telsizle lokomotifin elektrik motörüne verilmişti.

    Mühendis şimdi iki yerine beş vagon çeken bir lokomotifin ayni şekilde yürütülmesi için yeni makineler hazırlamakla meşguldür. İddiasına göre pek kısa bir zaman içinde bu şehirde istihsal edilecek olan elektrik kuvveti telsizle binlerce kilometre ötede bulunan bir şehre gönderildikten başka tayyarelerin ve vapurların da ayni vasıta ile işletilmeleri mümkün olacaktır. Yine bu mühendisin iddiasına göre şimdi telden aldıkları elektrik ile işlemekte olan tramvaylar ve lokomotifler, üzerlerinde hiçbir tadilât yapılamksızın kullanılacaklardır. Bunlara sadece birer tane telsiz makinesi ilâve edilecektir.
    İngiliz gazeteleri bu keşfin itmam ve ıslahı takdirinde elli seneye varmadan dünyanın büsbütün başka bir şekle girmesine intizar edilebileceğini yazıyorlar.

  3. Üyelik tarihi
    Oct 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    7.103
    Tecrübe Puanı
    10

    Atatürkün Muallimlerle Hasübhali

    Atatürkün muallimlerle hasübhali

    Haber Akşam Postası, 27 Eylül 1937

    Türk Tarih cemiyeti asbaşkanı profesör Afet dün saat 16 da ikinci tarih kurultayına iştirak eden muallimler şerefine Beylerbeyi sarayında bir çay ziyafeti vermiş ve ziyafeti Büyük Önder Atatürk huzurlariyle şereflendirmişlerdir.

    Atatürk, Beylerbeyi sarayına geldikleri zaman refakatlerinde maarif vekili Saffet Arıkan, nafia vekili Ali Çetinkaya, Bükreş elçimiz Suphi Tanrıöver ve diğer zevat bulunuyordu.

    Beylerbeyi sarayında bir müddet hasbıhalde bulunan Atatürk muallimlerle beraber Akay idaresinin Göztepe vapuruna binmmişlerdir. Vapur, Kandilliye kadar bir tur yaptıktan sonra Köprüye dönmüşlerdir.

    Atatürk, köprüde muallimlere veda ederek vapurdan ayrılmış ve otomobille saraya gitmişlerdir.

  4. Üyelik tarihi
    Oct 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    7.103
    Tecrübe Puanı
    10

    Süreyya Paşanın Kadıköyündeki sinmasına haciz kondu

    Süreyya Paşanın Kadıköyündeki sinmasına haciz kondu

    Vakit, 12 Kânunusani 1930

    İsim:  Süreyya Paşa.jpg
Görüntüleme: 316
Büyüklük:  18,2 KB (Kilobyte)

    Süreyya Pş. Kdıköyündeki tiyatro binasını yaptırdıktan sonra, civardaki Hale sinemasını da Emlâki milliyeden kiralamış, bu suretle Kadıköyünde rakipsiz, yalnız kendi tiyatro ve sinemasını işletmiye başlamıştı. Hale sineması, kirası Süreyya Pş. tarafından verilmek şartile bir müddet kapalı kaldı.

    Süreyya Pş. bu tetbir neticesinde kendi tiyatrosunun büyük bir rağbet göreceği, halka bu suretle bir hizmet ifa edebileceği kanaatinde idi. Filvaki büyük, muhteşem, mobilyalı bir yerde eğlenmek başka, küçük, basık, zevksiz bir yerde eğlenmek başka… Yani Süreyya Pş. nın istediği para değil, rağbetti. Çünkü Hale sinemasını kapatmak için verdiği kira, yeni tiyatro binasından çıkarılamıyordu.

    Bu hâl bir müddet böylece devam etti. Sonra Kadıköyünde ihtiyaç üzerine iki sinema açılması lâzım geldi. Süreyya Pş. bunun üzerine Haleyi de işletmiye başladı. Fakat bilet satışı masrafı korumuyordu açık verdi, ve nihayet emlâki milliye kira bedelini Süreyya Pş. dan alamamaya başladı. Borç 1200 lirayı buldu.

    Bu vaziyet karşısında emlâki milliye Hâle sineması gişesine dünden itibaren haciz koymuştur. Haciz 1200 lira alınıncıya kadar devam edecektir.

  5. Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.948
    Tecrübe Puanı
    10

    acayip yaa

  6. Üyelik tarihi
    Oct 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    7.103
    Tecrübe Puanı
    10

    Telefonla uyanış

    Telefonla uyanış

    İkdam, 21 Birincikanun 1928

    İstanbul parisi geçmiş te haberimiz yok! Burada her isteyen telefonu eline aldımı, santraldan meccanen saatın kaç olduğunu sorabiliyor. Halbuki bu usul henüz Pariste yokmuş.

    Fakat şimdi karar vermişler. Onlar da bu usulu tatbık edecekler. Fakat onlar bizden fazla yeni bir usul daha koyuyorlar. Telefon memureleri bir aboneyi evelden haber vermek şartıyle, ğecenin her hanki bir zamanında uyandıracaklar.

    Bu usulün şüphesiz faideleri çok! Eğer bizde de tatbikine kalkarlarsa telefon hanımlarını kim uyandıracak?

    ---------------------------------------------------

    Çok hoş ya :))

  7. Üyelik tarihi
    Oct 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    7.103
    Tecrübe Puanı
    10

    Reklam : Balık Yağı İçemem Diyenlere

    Balık Yağı İçemem Diyenlere

    Havi olduğu fosforiyetii kilşten dolayı bizzat balık yağından daha kuvvetlidir. Lezzeti gayet latifdir. Balık yağı gibi mideyi bozmaz. En nazik midelerde bile kolaylıkla hazmolür.

    Yürüyemiyen çocuklar için gayet müessir bir devadır. Şişesi yuz kuruştur,

    Deposu: Beşir Kemâl Eczanesi.

    İkdam, 22 Birinci kanun 1928

  8. Üyelik tarihi
    Oct 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    7.103
    Tecrübe Puanı
    10

    Hurrem Sultan Rus mudur, Türk mü?

    Hürrem Sultan Rus mudur, Türk mü?
    Osmanlı sarayında Türk kadınlar

    Haber Akşam Postası, 3 Eylül 1937

    İddia yeni değil ama cevap veren olmadığı için, hatırıma gelmişken yazayım dedim.

    Bir müddet evvel, son imparator Vahideddin’in beyanlarından birine atfettiği bir takım hatıraları neşretmek vaadinde bulunurken Tan gazetesi tahrir heyeti bir parça büyücek bir tarihî gaflet göstermişti. Vahideddinin meşu’m hayatına iştirak etmek talisizliğine tutulmuş olan zavallı bayan Nevzad bu gazetenin sütunlarında bize şöyle takdim edilmişti:
    “Osmanlı sarayının ilk kadınefendisi.. 600 yıl içinde imparatorluk sarayına girebilmiş ilk Türk kızı.., Yani bayan Nevzadı, bir Osmanlı hükümdarının nikâh ile aldığı ilk kadın olarak ve sarayda rolü ve manası olmuş ilk Türk kızı olarak göstermeğe yeltenmişlerdir.

    Tarih hocası ve tarih profesörü geçinip tarih ve roman arasındaki farkı sezemediklerini zaman zaman bize öğretmiş olanlar bu iki iddianın tarihî hakikatlere uygunsuzluğu karşısında nasıl sustular bilmem. Halbuki Tan tahrir heyetinin tarihiî hatasını isbat etmek için hiç de “büyük müverrih” olmaya lüzum yoktu.

    Faraza denilebilir ki:

    Osmanlı hanedanından gelen hükündarlar içinde nikâhla evlenmiş olanlar ve bu izdivaçlarını Türk kızlarile yapmış olanlar pek çoktur.

    1-Birinci Osman, Adanalı Türk Şeyh Üdebalinin kızı Mal Hatun ile ve nikâhla evlenmiştir.
    2-Yıldırım Beyazıt su katılmamış bir Türk olan Germiyan oğlunun kızı Devlet Şah hatun ile ve nikâhla evlenmiştir.
    3-İkinci Murat su katılmamış Türk olan İsfendiyar oğullarından Kara Yahya Çelebinin hafidesi Hatice sultanla ve nikâhla evlenmiştir.
    4-Fatih ikinci Memhmet halis Türkmen olan Dolgadır oğullarından Süleyman beyin kızı ile ve nikâhla evlenmiştir.
    5-İmparator Kanunî Süleymanın meşhur karısı Hürrem haliskan Türktür.

    Bu satırlar Osmanlı hükümdarlarının zevcelerine taallûk eden neseb meselelerinde fazla hassas olduğumuz için değil, sadece Tan gazetesi tahrir heyetine bir nasihat vermek ve tarihî mütalealara kalkışmazdan evvel hiç olmazsa birkaç tarih kitabı karıştırmak lâzım geleceğini ihsas tmek için yazılmıştır. Ve sanırım ki her şeyde aklı evvel olmak iddasında bulunan Tan tahrir heyeti bize verecek bir cevab bulamaz.

    Hürrem sultan Rus mudur?

    Yukarıda Osmanlı tarihindeki kadınefendilerden bahsederken Hürrem sultanı da Türk olarak saymış olmam tarihçi geçinen bazı “erbabı kalem”in hayretini mucip olmuş olabilir. Zira bunlardan bir kısmı “İmparator kanunî Süleymanın meşhur karısı hangi millettendir?” şeklindeki sualin cevabı bulunmaz ebedî bir muamma olduğu kanaatindedirler. Diğer kısmı ise şöyle bir cevap vererek bu işi halledebildiklerine inanırlar:

    “-Hurrem mi? Bu kadının asıl adı “Roxelane”dı. Kırım hanı tarafından saraya hediye edilmiş bir Rus cariye olduğu muhakkaktır.”

    Halbuki Hurremin hangi milletten olduğunu tesbit etmek için uzun boylu tetkikata dahi lüzum yoktur. Sadece bir parça meraklı olmak kâfidir. Yani bu kadının asıl adı olduğu rivayet edilen Roxelane kelimesinin üzerinde durmak meseleyi halleder. Biz de tarihle uğraşmış olanlar arasında bu meraka tutulanlar yok değildir. Faraza rahmetli Ahmet Rasim bu kadından bahsederken isminin yanına bir muterize açıp (ihtimal ki: Rus demektir” der.

    Niçin böyle demeğe lüzum görür. Zira o tarihe kadar “Roxalane” şeklinde bir “ismihas” mevcut değildir. Hurremin milliyetini kendisine atfolunan ilk ismihas delâletile tayine kalkışmış ise Ahmet Rasim on dördüncü ve on beşinci asırlarda Rusyada böyle bir ismihas kullanılmadığı neticesine pek tabiî olarak varmıştır. Eğer bu merak seyri ile biraz daha uğraşmış olsaydı Kırım hanlığı topraklarına yakın bir yerde Rokzolan adlı bir uruk bulunduğunu anlayabilecekti. Bu uruk o tarihlerde Don ve Dimyeper nehirleri arasında kesif bir halde yaşamakta olan Sarmatlara mensuptu ki Sarmatların ve Sarmat gibi Hrıstiyan olan Çuvaşların Türklüğü su götürmez. Anlaşılıyor ki bu kız Kırım hanının eline geçince mensup olduğu kabile adıyla çağrılmağa başlamış, “seni Çerkes seni!”, “Seni Çeçen kızı!”.. (Bre Arnavut) der gibi:

    “-Kız.. Rokzolan!”

    Denilmiş ve elden ele geçe geçe diller ona Rokzolan demeğe ve o da böyle bir çağrılışa:

    -Efendim!

    Cevabını vermeğe alışmış.

    Ve Rokzolan kelimesi frenkler tarafından ve o tarihte İstanbulda bulunmuş elçiler tarafından “Rokzölan” şekline sokulmuş ve onlardan naklen bahseden garp müellifleri de bu ikinci şekli devam ettirip yaymışlar ve kabile adı olan Rokzolan’ı başka bir ismihas imiş gibi tanıtmışlardır.

    Binaenaleyh;

    “On altıncı milâd asrının ilk yıllarında Karadenizin şimal kıyılarında, Don ve Dimyeper nehirlerile sulanan arazide, Sarmatların Rokzolan kabilesi arasında dünyaya gelmiş olan Hurrem Kırım hanı kadar su katılmamış bir Türktü” dersek hakikati söylemiş oluruz.

    Nizamettin Nazif

  9. Üyelik tarihi
    Oct 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    7.103
    Tecrübe Puanı
    10

    Spor : Fener-Yugoslav

    İkinci İntikam Maçı Bugün Yine Kadıköyünde Yapılacak

    Son Posta, 15 Temmuz 1934

    Cuma günü Fenerbahçe ile ilk müsabakasını yapamış olan Yugoslavya takımı, bir revanş mahiyetinde olmak üzere ikinci müsabakanın da yine Fenerbahçe ile yapılması arzusunu izhar etmiş ve bu talep Fenerbahçe tarafından kabul edilmiştir.
    Bu sebeple ikinci maç bugün Kadıköy stadında Fenerbahçe ve Yugoslavya takımları arasında icra edilecektir. Hakem Kemal Rifat Beydir.
    Misafirler ayni akşam Konvasiyonel trenile şehrimizden ayrılacaklardır.

    Edirne’ye giden sporcular döndüler

    Edirne mühtelitile bir futbol maçı yapmak üzere Edirneye giden Vefa, İstanbulspor, Beykoz ve Süleymaniyeden mürekkep İstanbul muhteliti dün şehrimize dönmüştür. Dün de bildirdiğimiz gibi bu maç cuma günü yapılmış, yedi sayı ile İstanbul lehine neticelenmişti.

    İsim:  istanbul-sporculari.jpg
Görüntüleme: 353
Büyüklük:  51,8 KB (Kilobyte)

  10. Üyelik tarihi
    Oct 2005
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    7.103
    Tecrübe Puanı
    10

    Spor : Panatenaikos - Beşiktaş Maçı Bugün

    Panatenaikos - Beşiktaş Maçı Bugün

    Son Posta- 8 Temmuz 1934

    Panatenaikos takımı cuma günü (2-1) Galatasarayı yendi. Bugün de Beşiktaş takımı ile müsabaka yapacaktır. Beşiktaş, bu senenin en kuvvetli futbol takımlarından biridir. Her ne kadar evvelki hafta şilt maçında karşılaşan Galatasaray, Beşiktaşla berabere kalmışsa da gösterdiği oyun itibarile bariz bir teveffuk arzetmiştir. Bu itibar ile bugün Beşiktaşın Yunanlı misafirleri kazanmaları ihtimali çoktur.

    İsim:  son-posta-besiktas.jpg
Görüntüleme: 649
Büyüklük:  93,3 KB (Kilobyte)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Eski Yazılar
    By rAsTer in forum İlginç Bilgiler
    Replies: 2
    Son Mesaj: 26-09-2009, 00:13
  2. Ts'den Haberler Şov Sürüyor
    By aLBATRoS in forum Spor
    Replies: 1
    Son Mesaj: 01-08-2006, 15:39
  3. Bjk'den Haberler - Ze Roberto Geliyor...
    By aLBATRoS in forum Spor
    Replies: 1
    Son Mesaj: 01-08-2006, 15:36
  4. Fb'den haberler Dinamo Kiev provası...
    By aLBATRoS in forum Spor
    Replies: 4
    Son Mesaj: 01-08-2006, 15:33
  5. Gs'den haberler Vogel olmuyor
    By aLBATRoS in forum Spor
    Replies: 1
    Son Mesaj: 01-08-2006, 15:30

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Forumumuza üyelerimiz tarafından eklenen tüm yazı, resim, video ve ses dosyalarının ticari kaydı güdülen, telif hakkı ihlaline neden olabilecek materyaller olup olmadıkları mümkün mertebede incelenmektedir. Ancak her yazının, resim dosyasının orijinal kaynağı tespit edilemediğinden, bu içeriklerle ilgili gerekli düzenlemeleri bize ulaşmanız durumunda yapabilmekteyiz.
Eğer paylaşıma sunduğumuz dosyalardan/içeriklerden bir veya daha fazlasının telif haklarına sahipseniz, geçerli bir neden göstermeksizin yasal haklarının size ait olduğuna dair bir kanıtla bize ulaşın, gerekli işlemler anında yapılacaktır. Bize ulaşmak için tıklayın

ikiyabanci ikiyabanci